28 Ağustos 2014 Perşembe

Sümüklü Böcek Gezegeni (Bölüm 2)

Ertesi gün uyandığımda yeşil baykuşlar yerlerinde yoklardı, gitmişlerdi.
her yer sümüklü böceklerle doluydu. 
Otların ince dallarına yapışmış duruyorlardı, 
galiba evleri orasıydı





Etrafı biraz gezip tanımak istedim ne de olsa belki de 
ömrümün sonuna kadar burada kalacaktım.
Neeee!!! bu düşünce birden beni dehşete düşürdü.
Gerçekten ömrümün sonuna kadar burada kalabilir miydim?
Sahi nasıl kurtulacaktım buradan eve dönebilecek miydim acaba?

Aaaa... oda ne sanki bir uzay gemisine benziyor hatta çok komik bir görüntüsü var.



                                                         Ne ilginç bitkiler varmış burada. 


Dikkatimi toplamalıyım bir an önce burayı gezip incelemeliyim. 
Mutlaka işime yarayacak bir şeyler vardır herhalde.
Şunlara bak salkım saçak dallar, garip şekilli ağaçlar... 




Bunlar da buranın çiçekleri olmalı görünüşü fena değil ama her yeri dikenli...



Bu kabak olabilir mi acaba? Yok daha neler istersen balkabağı olsun arabaya...hatta bu seferlik uzay gemisine dönüşsün dünyaya dönersin. 
Dünya?  


Bak bu güzelmiş işte biz dünyalılar böyle çiçekleri severiz. 
Neee dünya mı? dünyalılar mı? ben dünyalı isem neden dünyada değilim burası neresi!!!
 Haydaaa.... yine başa döndük!


Tamam tamam panik yok... panik yok...
bugün (bugün mü? bugün diye bir şey var mı? uyudum uyandım diye başka bir güne mi geçtim güneş batmadı ki... Allahım sen aklıma mukayet ol... Zaman zaman değil mekan mekan değil hatta dünya dünya değil bambaşka bir şey... neyse pozitif düşünelim) hiç yeşil baykuşa rastlamadım, başka baykuşlar da var mı acaba, hatta başka renkli baykuşlar dünyada baykuşlar yeşil olmazlar ki... 
bırak şimdi dünyayı göreve odaklan... göreve odaklan...

Acilen yiyecek bulmalıyım...karnım zil çalıyor...
Yeşil bitki bulabilirsem belki karnımı doyurabilirim.
Buralarda hiç yeşil bir bitki yok, en yeşilleri işte bunlar, hiç de yenilesi durmuyorlar.


Bu biraz bezelye ya da fasülye gibi bir şeye benziyor. 
biraz daha dolaşayım belki daha güzel bir şey bulabilirim.


İşte bir bitki daha,
 ağzını açmış sanki o beni yiyecekmiş gibi duruyor.


Buradan ufak ufak uzaklaşsam iyi olur. Bu bitkiler ya da her neyse hiç bana göre değil.
Neme lazım... Ne demiş atalarımız bilinmedik aş ya karın ağrıtır ya da baş. 
Sahi başım ağrırsa ne olacak ya da hasta olursam? 
Hah... sanki karnını doyurdun, her şeyi hallettin hasta olunca ne olacağı düşünmek kaldı.

Pardon ama, bu sürekli benimle konuşup her şeye maydanoz olan kimki... özbenliğim mi? yoksa melek ya da şeytan mı (filimlerde öyle olur ya)...

Of ya ne çok sorunum varmış çıldırıcam....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder